Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Bağımlı Kişilik Bozukluğu - Psikiyatrist Dr. Tulga Tolun Şatır

Bu kişiler tek başına yapamadıkları için başkalarının, yaşamlarına karışmalarına izin verirler. Başkaları örneğin eş ya da anne baba, bu kişilerin yaşamlarındaki önemli kararların hepsini (nerede yaşanacağı, ne tür bir işte çalışılacağı gibi) verirler. Kendilerine güveni gerektiren durumlardan kaçınmak için gereksinimlerini bağımlı olduğu kişilerin gereksinimlerine bağlı kılarlar.

Aşırı bir güven sağlanmadıkça günlük karar verememe “Nerede yaşanacağı?” gibi önemli kararlar başkaları tarafından verilir.  Başkalarının görüşlerine katılmadığı durumlarda kendi görüşünü açıklamaz ve onların düşüncelerine katılar. Kendileriyle ilgili işlere bakmakta güçlük çektiği halde, başkalarına kendini sevdirmek için, hoşlanmasa bile onların işlerine koşarlar. Yalnızlıktan çok korkar ve yalnız kalmamak için her şeye katlanır. Sürekli terk edilme korkuları içindedir.  Eleştirildiğinde kolayca yıkılır. Kendi başlarına bir şey başlatamazlar. Bir ilişki sona erdiğinde aşırı reaksiyon gösterme; kendini mahvolmuş gibi hissetme söz konusudur. İsteyici ve alıcı tiplerdir ama vermeyi bilmezler. Örneğin iş aramak gerekiyorsa babasından bekler, fakat evdeki ufak işlere de katkıda bulunmak işine gelmez. Olağan dışı özverilerde bulunup sözel ya da cinsel kötüye kullanıma katlanabilirler. Genelde kötümserdiler, kendilerinden kuşkulanırlar. Girişimci olunması gereken bir meslekte başarısız olabilirler. Sorumluluk alma ve karar verme durumlarında endişe ve gerginlik başlar. Dikkat edilirse bu tutum ve davranışlar küçük bir çocuğun davranışına benzer. Bağımlı kişiler genellikle, bağımsızlığın kötü sonuçlar vereceğini savunan ebeveynin ve özellikle, çocukların yaşamına fazla giren annelerin ürünüdürler.

Duygu durum bozuklukları başta olmak üzere diğer kişilik bozuklukları; borderline, çekingen ve histerionik kişilik bozuklukları ile birlikte görülür çocuklukta ve ergenlikte uzun süren (kronik) fiziksel hastalık ya da ayrılma anksiyete bozukluğu geçirmiş kişide bu bozukluğun gelişmesine zemin hazırlayabilir. Kronik fizik hastalığı ve ayrılma anksiyetesi olan çocuklarda erişkinlik yaşamlarında bu bozukluk için risk artmıştır. Depresyon sık görülür.

Bağımlı davranışların yaşa ve sosyo-kültürel grupların etkileri de dikkate alınarak incelenmesi gerekir. Kültürel değerlere göre fazla ise ya da gerçek dışı kaygılar yansıtıyorsa bu tanı konmalıdır. Çocuklara ve ergenlere bu tanı konulurken çok dikkatli olunmalıdır. Çocuk ve ergenin rehberliğe ihtiyacı olması farklı bir durumdur. Psikoterapi çok yararlı olabilir. Psikoterapi şimdiki davranış ve sonuçları üzerine odaklanmalıdır. Patolojik davranış değiştirilmeye çalışıldığında hekim dikkatli olmalıdır. Hasta böyle bir ilişkiye razı olmayıp terapiyi terk edebilir. Girişkenlik eğitimini içeren davranış terapileri yararlı olabilir.

Psikiyatrist Dr. Tulga Şatır

Bilgi almak için tıklayınız.

Online Randevu

Sosyal Medya Hesaplarım
Dr. Tulga Şatır - Facebook HesabıDr. Tulga Şatır - InstagramDr. Tulga Şatır - Youtube

Bunlar da ilginizi çekebilir…