Distimik Bozukluk

Distimik Bozukluk

Nispeten yeni bir kavram olan Distimik Bozuluk çok uzun zamandan beri farklı isimler altında tanımlandı. Kronik minör depresyon, Nevrotik depresyon, Depresif nevroz, Karakterolojik Depresyon, Depresif Kişilik, Kronik Disfori, İntermitan Depresyon, Tedaviye Dirençli Depresyon isimlendirmeleri kullanıldı.

Kişinin neredeyse benliğine oturmuş, bir parçası olarak yaşanan, uzun süreli, dalgalı, düşük şiddette çökkünlük halidir. Depresif tablo Kronik Depresif Bozukluk için gerekli olan belirti şiddetini karşılamaz.

Hastalar “her zaman depresif olmak” şikayeti ile hekime baş vururlar. Belirtiler klinik olarak anlamlı bir rahatsızlık yaratır ya da sosyal, iş ve diğer önemli işlev alanlarında bozulmaya neden olur,

Uygun ilaç, uygun süre uygulandığında karakter gibi görünen özellikler kaybolabilir.  Bazen bu gidişatın üzerine ağır bir majör depresyon tablosunun da oturduğu görülür. Çifte depresyon olarak adlandırılır.

Başlangıç yaşı genelde erkendir, çocukluk ya da ergenlik dönemlerinde başlar
Daha seyrek ve klinik olarak iyi tanımlanmamış bir diğer tipi ise geç başlangıçlıdır ve orta yaşlı erişkinler ile yaşlılarda görülür. Genel Popülasyondaki yaygınlığı %4,5-%6 dır. Kadın, düşük sosyoekonomik düzeylerde ve yaşlılar da sıktır. Öykülerinde herhangi bir duygudurum bozukluğu tanısı sıktır fakat bozukluk kronik depresif bozukluk ya da kısmi düzelmeli major depresif bozuklukla daha iyi açıklanmamaktadır.
Kişinin kendi bildirimi ya da başkalarının gözlemiyle belirlenen, en az 2 yıldır çoğu gün ve günün büyük bölümünde sürmekte olan depresif bir duygudurum vardır. En az iki yıl süren bir tablodur. İştahsızlık ya da aşırı yeme, uykusuzluk ya da aşırı uyku, düşük enerji düzeyi ya da bitkinlik, düşük benlik değer duygusu, konsantrasyon zayıflığı ya da karar verme güçlüğü, umutsuzluk duyguları söz konusudur.
Manik, hipomanik ya da karma bir dönem hiç geçirilmemiş ve siklotimik bozukluk tanı ölçütleri hiçbir zaman karşılanmamış olmalıdır.
Bu bozukluk şizofreni, hezeyanlı bozukluk gibi kronik psikotik bir bozukluk gidişi sırasında ortaya çıkmamıştır

Bu belirtiler bir maddenin ya da genel bir tıbbi hastalığın doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir

Veriler ilaç tedavisi ve/veya psikoterapinin etkin olduğunu göstermektedir. Kendine has ilaç tedavisi, prensipleri vardır. Klasik entidepresan tedavisine ek tedaviler de gerekebilir. Depresyonun şiddeti düşük olmasına rağmen yüksek doz ve uzun süre antidepresan kullanımı gerekebilir. Tedavi edicinin, hasta ve hasta yakınlarının sabırlı yaklaşması gereklidir.

Psikiyatrist Dr. Tulga Şatır

Bilgi almak için tıklayınız.

Online Randevu

Sosyal Medya Hesaplarım
Dr. Tulga Şatır - Facebook HesabıDr. Tulga Şatır - InstagramDr. Tulga Şatır - Youtube

Bunlar da ilginizi çekebilir…